Hayatın telaşı içinde gözden kaçan güzellikleri, iyiliğin ve merhametin insan ruhunda bıraktığı izleri hatırlatan “Güvercin Dede”, okurlarını sade fakat anlamlı ayrıntılar arasında huzurlu bir yolculuğa çıkarıyor.
Modern hayatın yorgunluğu ve debdebesi içinde kalbine sığınacak bir liman arayan herkes için samimi bir yol arkadaşı niteliğindeki “Güvercin Dede”, iyilik, sabır, dostluk, merhamet ve tevekkül gibi değerleri sade fakat etkileyici bir üslupla ele alıyor. Eser, okuyucunun kendi iç sesine kulak vermesine vesile oluyor.
Kitaptan bir kesit, okuru daha ilk satırlarda bu sakin dünyaya çağırıyor:
“Güvercin sürülerini civarında sürükleyip gelen bu ihtiyara “Güvercin Dede” deyiveriyorum. Ayağının dibine yanaşan sarı kediye nasırlı, yorgun avuçları ile su içiriyor. Yola yakın balkonunda kışa hazırlık niyetine mor çiçekli, boğazı düğümlü çoraplar ören komşusuna selam veriyor. Adımları öyle yavaş ki sanki toprakla tanışıyor, konuşuyor. Burnunun üzerinde camı kalın okuma gözlükleri… Parlak yüzlü çocuklar ip atlıyor koca çınarın gölgesinde ve cırcır böceklerinin kâh yükselen kâh azalan sesini işitebiliyorum.”
Detaylar İçin 👇🏻👇🏻👇🏻
Güvercin Dede